Bir cumartesi akşamı Sherlock Holmes'in yeni sezonunu (sonunda!) izlerken bir yandan da keyifle aromalı şarabımızı yudumlarken... Ah işte hayat bu dedim!
Gerçekten yaşamak normal bişey ama keyif içinde yaşamak bambaşka!
Her anınızın keyifle geçmesi, yüzünüzde her an gülümsemeye hazırmış gibi bir ifade
olması bambaşka.
Keyfiniz bol olsun!
Herkese mutlu pazarlar... CB
Xx!
23 Mart 2014 Pazar
oh my dear blog...
Burada yokum gibi gözükse de aslında buralardayım.
Arada uğrayıp kapıyı çalarsanız, geç de olsa evde birini
bulacaksınızdır.
Bazen de evde yok numarası yapabilirim ama buralardayım hiç şüpheniz olmasın.
Mesela sabahları şu haldeyim:
Öğle yemeğinden 1 saat sonra halim felaket... Bir uyku, bir esneme hali geliyor ki anlatamam...
Bir rahat bırakın da 5 dakikacık da olsa uyuyayım diyorum olmuyor, olmuyor, olmuyor!
Halbuki şöyle uzanıversem bir siesta yapsam... Ah ahh...
Şöyle bir kurulsam, rahat rahat rüyalara dalsam... Stres yok, iş derdi yok, hiçbir şey yok.
Bundan iyisi can sağlığı derler ya, aynen öyle.
Bu evreyi de atlattıktan sonra akşamın son saatlerine geliyor sıra. Herkeste bir koşturma, bir panik...
Hele de ben! Panik varsa ben yokum. Ciddi manada yokum; çünkü panik yaptığım anda tüm akli melekelerim devre dışı kalır. O yüzden de rahat bir ortamda hayatımı sürdürmem gerek.
Bir karınca değil tam tersi bir ağustos böceği olmalıyım. İsteyince çalışıp isteyince keyif yapmalıyım.
Yukarıda yazdığımı tekrarlıyorum: Olmuyor, olmuyor, olmuyor!
Böye olunca da akşam saatlerinde ben;
Haliyle... Sanırım kaderimde ya bir katil ya da bir maktul olmak var:)
Sevgilerle... Çok çok sevgilerle, CB
Xx!
Arada uğrayıp kapıyı çalarsanız, geç de olsa evde birini
bulacaksınızdır.
Bazen de evde yok numarası yapabilirim ama buralardayım hiç şüpheniz olmasın.
Mesela sabahları şu haldeyim:
Öğle yemeğinden 1 saat sonra halim felaket... Bir uyku, bir esneme hali geliyor ki anlatamam...
Bir rahat bırakın da 5 dakikacık da olsa uyuyayım diyorum olmuyor, olmuyor, olmuyor!
Halbuki şöyle uzanıversem bir siesta yapsam... Ah ahh...
Şöyle bir kurulsam, rahat rahat rüyalara dalsam... Stres yok, iş derdi yok, hiçbir şey yok.
Bundan iyisi can sağlığı derler ya, aynen öyle.
Bu evreyi de atlattıktan sonra akşamın son saatlerine geliyor sıra. Herkeste bir koşturma, bir panik...
Hele de ben! Panik varsa ben yokum. Ciddi manada yokum; çünkü panik yaptığım anda tüm akli melekelerim devre dışı kalır. O yüzden de rahat bir ortamda hayatımı sürdürmem gerek.
Bir karınca değil tam tersi bir ağustos böceği olmalıyım. İsteyince çalışıp isteyince keyif yapmalıyım.
Yukarıda yazdığımı tekrarlıyorum: Olmuyor, olmuyor, olmuyor!
Böye olunca da akşam saatlerinde ben;
Haliyle... Sanırım kaderimde ya bir katil ya da bir maktul olmak var:)
Sevgilerle... Çok çok sevgilerle, CB
Xx!
2 Mart 2014 Pazar
bir Baby Shower masalı...
Bir varmış bir yokmuş...
Masal kahramanlarımızın çok sevdiği bir arkadaşları bebek bekliyormuş.
Eh bizim kahramanlar da masal kahramanı nihayetinde, bir aksiyon yapacaklar illaki de!
Bu güzel haberi duyunca çok mutlu olmuşlar ve...
Arkadaşlarına bir Baby Shower Partisi yapmaya karar vermişler....
Az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler...
Her mağazaya girip çokça alışveriş yapmışlar...
Pek az uyumuşlar, pek çok çalışmışlar. Ve ortaya muhteşem bir parti çıkmış.
Kekler, pastalar, çikolatalar, börekler ve daha neler neler...
Sonra da hepsini afiyetle yemişler.
Böylece bu hayatta bir mucize daha gerçekleşmiş....
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine...
İşte Baby Shower masalımızdan birkaç kare sizlere:
Masal kahramanlarımızın çok sevdiği bir arkadaşları bebek bekliyormuş.
Eh bizim kahramanlar da masal kahramanı nihayetinde, bir aksiyon yapacaklar illaki de!
Bu güzel haberi duyunca çok mutlu olmuşlar ve...
Arkadaşlarına bir Baby Shower Partisi yapmaya karar vermişler....
Az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler...
Her mağazaya girip çokça alışveriş yapmışlar...
Pek az uyumuşlar, pek çok çalışmışlar. Ve ortaya muhteşem bir parti çıkmış.
Kekler, pastalar, çikolatalar, börekler ve daha neler neler...
Sonra da hepsini afiyetle yemişler.
Böylece bu hayatta bir mucize daha gerçekleşmiş....
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine...
İşte Baby Shower masalımızdan birkaç kare sizlere:
Arkadaşımızın cici bebeği erkek olacak. Haliyle mavi ve beyaz bir
konsept hazırladık biz de. Pek bir tatlı oldu her şey!
Partiye gelenlere de hatıra kutuları hazırladık. Günün anısına
ellerinde güzel bir hatıra kalsın istedik...
Bir zaman makinesi olsa da o güne dönebilsem keşke.
Galiba daha çok mutlu anı biriktirmeliyiz. Her anımızı
sevdiklerimizle birlikte geçirmeliyiz...
Şekerlerimiz ve cupcake'lerimiz bir harikaydı.
El emeği göz nuru her biri:)
Minik kavanozların içinde beyaz marşmelov ve mavi renk
şekerlemeli bademli çikolata var. Ojelerimiz de konsepte
uygun olarak mavi ve beyaz renklerde.
Detaylar bizim işimiz :)
Rakı bardaklarında sütler.... İçelim güzelleşelim lafı hiç bu
kadar anlamına uygun olarak kullanılmamıştı:)
Cupcake hastasıyım. Bu nedenle hediyem de cupcake temalıydı.
Cupcake olmadan hayatın anlamı yok benim için:)
Vee son olarak da yaka kartlarımız... Kişiye özel
tasarladığım yaka kartlarımız çok güzel oldu.
Arkadaşımız da bütün bunlara pek sevindi,
mutlu oldu, gözleri doldu...
Biz de çok mutlu olduk, neşeyle dolduk...
mutlu oldu, gözleri doldu...
Biz de çok mutlu olduk, neşeyle dolduk...
Hep birlikte daha nice güzel günlere...
Sevgilerle, CB!
Xx
23 Şubat 2014 Pazar
Mutlu Pazarlar!
Şu yaklaşık 1.5 aylık süre içinde hayatımda;
"İş, yoğunluk, entrika, rekabet, gülümseme, nadiren kahkaha,
bol koşturmaca, az yemek, arada spor, göz altı morlukları, zayıflama, az uyku, bol esneme,
kabuslar, tam güzel rüya başlamışken uyanmalar, yalanlar ve dolanlar,
kıskançlıklar, sinirlenmeler, stresler, derin nefes alıp vermeler, zor zamanlar...
Ve daha neler neler oldu! Hani anlatsam inanmazsın denir ya,
Anlatsam inanmazsınız.
Bu sebeple de bunları es geçip güzel bir pazar günü geçirmenin zamanı geldi
diye düşünüyorum.
Bir pazar gününüzü işte böyle renklendirebilirsiniz:
Benimki pek bir renklendi, darısı sizin başınıza!
Mutlu pazarlar...
Sevgilerle, CB
Xx
13 Ocak 2014 Pazartesi
Geçerken uğrayayım dedim.
Uyumaya gidiyorum da, gitmeden uğrayayım dedim.
Mp3'üme yepyeni Pierces şarkıları yükledim, bu haftam onlarla geçti.
Dilemeniz şiddetle tavsiye edilir.
Ve hayatın en güzel yanlarından biri pek hoş geçen bir günü hoş bir şekilde noktalamaktır.
New Girl izlerken yenilen çikolata fondüüü, gezegenler arası yolculuğa bedeldir.
Hatta bir sonraki gün iş olduğunu bile kısa bir anlığına unutturabilir. Ya da gerçeklerden ne kadar
kaçabilirsek o zaman aralığı kadar:))
Pazartesileri sevemedim gitti. Şu an da saat itibariyle pazartesi sayıldığı için ruh halime yansıdı bir anda grimsi bulutlar. Bu hafta nasıl biter, ne yaparım ne ederim, ama yani iş hayatı, stres... Saat başı çikolata fondü yemem lazım, pazartesi günleri sırf kendimi biraz daha iyi hissedebileyim diye.
S.O.S!
Sevgilerle, CB
7 Ocak 2014 Salı
#bu plates bir harika dostum#
İşte bugünden bir kesit:
"Mahvolmak" adlı çalışmam...
Bir insan evladı böyle zulüm görmedi.
Bakmayın başlıkta harika marika dediğime. İlk 5 dakika evet pekala çok hoş geliyor, bir zıp zıp enerjiklik durumu. Ama sonraa bir ritim düşüyor, susadımlar mı istersiniiz, yoruldumlar mı istersiniiiz... Kendimi 1. sınıfa yeni başlayan çocuklar gibi hissediyorum. Utanmasam ben eve gitmek istiyorum diye başlarım veryansın etmeye.
İşte dibe vurduğum anlarda, sahneye Ajda çıkıyor. Disco ışıklarının ve sisin arasından saçlarını bir o tarafa savuruyor, bir bu tarafa savuruyoor.
"O zavallı kız nerede şimdi,
Güçlendim, her şey bambaşka olacaak" diye bir kuple söyleyip geldiği gibi kayboluyor.
Tıp dilinde buna yorgunluktan halüsinasyon görmek de denilebilir. Ama Ajda'nın gazıyla da hadi bir 10 dk daha. E geri kalan 50 dk?? Gözlerim hep bir aynadan, perspektif yaparak saati kolaçan etme modundayım. Taa ki spor seansımız bitinceye dek.
Tabii çok güzel orasını inkar etmiyorum.Yalnızca plates değil, modern dans, mambo, samba, zumba da dahil olmak üzere müthiş bir programımız var. Ve sporun sonunda da mumlar yakılıp nefes alma egzersizleri yapıyoruz ki sormayın. Tek kelimeyle şahane!
Ama bu şikayet etmeyeceğim anlamına gelmiyor.
Zor olsa da biz bu yola baş koyduk! Bundan sonraki sloganım:
Sağlam kafa sağlam vücut! Evett!
Çok sevgiler, bol sporlu günler!
Sevgiler, CB
"Mahvolmak" adlı çalışmam...
-MAHVOLMAK, CB, 21. YY-
Bir insan evladı böyle zulüm görmedi.
Bakmayın başlıkta harika marika dediğime. İlk 5 dakika evet pekala çok hoş geliyor, bir zıp zıp enerjiklik durumu. Ama sonraa bir ritim düşüyor, susadımlar mı istersiniiz, yoruldumlar mı istersiniiiz... Kendimi 1. sınıfa yeni başlayan çocuklar gibi hissediyorum. Utanmasam ben eve gitmek istiyorum diye başlarım veryansın etmeye.
İşte dibe vurduğum anlarda, sahneye Ajda çıkıyor. Disco ışıklarının ve sisin arasından saçlarını bir o tarafa savuruyor, bir bu tarafa savuruyoor.
"O zavallı kız nerede şimdi,
Güçlendim, her şey bambaşka olacaak" diye bir kuple söyleyip geldiği gibi kayboluyor.
Tıp dilinde buna yorgunluktan halüsinasyon görmek de denilebilir. Ama Ajda'nın gazıyla da hadi bir 10 dk daha. E geri kalan 50 dk?? Gözlerim hep bir aynadan, perspektif yaparak saati kolaçan etme modundayım. Taa ki spor seansımız bitinceye dek.
Tabii çok güzel orasını inkar etmiyorum.Yalnızca plates değil, modern dans, mambo, samba, zumba da dahil olmak üzere müthiş bir programımız var. Ve sporun sonunda da mumlar yakılıp nefes alma egzersizleri yapıyoruz ki sormayın. Tek kelimeyle şahane!
Ama bu şikayet etmeyeceğim anlamına gelmiyor.
Zor olsa da biz bu yola baş koyduk! Bundan sonraki sloganım:
Sağlam kafa sağlam vücut! Evett!
Çok sevgiler, bol sporlu günler!
Sevgiler, CB
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















