2 Aralık 2013 Pazartesi

80s partyy!

1 Aralık, önemli bir tarih. E ne de olsa yeni yılın habercisi.
İşte biz de böyle güzel ve de önemli bir günü son anda dahil olduğumuz muhteşem bir 80ler partiyle kutladık. Gitsek mi gitmesek mi, gidersek ne giysek, ama sonraki gün de iş var nasıl uyanacağız derkeeeeen...
...
Kendimizi bir anda bir evin kapısının önünde buluverdik.
Zili çalmamızla, içeriden elinde viski bardağıyla robdöşambr'lı bir centilmen ve 80ler disco kızı fırladı. Çok ciddiyim, rüya değil bunların hepsi gerçek.
Ve fonda John Carpenter'in unutulmaz The End'i çalmasın mı!
E bizi kapıda bi gülme krizi tutmasın mı! :)))
The End şarkı adı, belki yabancı gelebilir, halk arasında Nuri Alço müziği diye de biliniyor:)

Patlayan şekerlerden sulu göz sakızlara, capri-sun'lardan big babol'lara, dantellerden misketlere kadar muhteşem bir konsept eşliğinde bol kahkahalı bol nostaljili bir gece geçirdik. Şiddetle tavsiye edilir. Arada kaçıp başka başka zamanlara gitmek lazım.
  
Şimdilik bu kare birkaç ipucu verir diye düşünüyorum:)
Vakit bulursam ayrı bir post da yazmayı çok isterim. Ama yaza yaza bitiremem herhalde:)
Niye mi vakit bulursam?
Bunu duymamış olayım, özellikle işe başlayalı bugün tam 12.günüm olmuşken:))
(çıp çıp çıp: alkış efekti)

Rüyanızda 80leri görmeniz dileğiyle,
Çok sevgiler, bol nostaljiler, iyi geceler, CB
Xx!

28 Kasım 2013 Perşembe

We can do it!

İşte 8. günümü de bitirmiş olmanın gururunu yaşamaktayım şu an.
Tabii sabahları o gururdan eser yok o ayrı. Her sabah beynimde ne tilkiler dönüyor, ne yapsam da biraz daha uyusam. Altı üstü 5 demeyin. O 5 dakika bildiğiniz 'cennette 5 dakika' :)
Kendimi nasıl pohpohluyorum bir görseniz: "bu sabah da uyanabildim, o yea"
sonra bir gaza geliyorum tıpkı Wonder Woman gibi, şekil A:
Her sabah uyanıp işe gittiğim(gidebildiğim) için kendimi süper kahraman gibi hissediyorum. Şimdilik durum bu, sonra başka alternatif gaza getirme yöntemleri bulabileceğime inanıyorum. Evet buna yürekten inanıyorum.

Ve yorgun bir iş gününün sonunda bazı cevaplar arıyorum.
Şu sıralar radığım cevaplar tabii daha çok uyku düzeni, insanlar sabah erkenden nasıl uyanır gibisinden. Ama bu soruların cevabını bilen beri gelsin, diğ mi?
Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Sırf adını merak edip aldığım bu kitap gizli bir hazine adeta.
Cevapları bulana kadar okuyciiim gece-gündüz hiç bıkmadan.
Ben ve m&m'sciklerim, oturduk kitabın başına, cevapları bulmaya çalışıyoruz.
İş sonrası terapisi. Imm çok lezzetli!
Ama birbirimizi fazlaca seviyoruz. Ben sanırım...ımmm..nasıl desem..biraz daha fazla... seviyorum! Severken öldürmek deyimi sanırım pek uygun bu duruma.
Sonsuza kadar kalbimde yaşayacaksın!

Çok sevgiler, CB
Xx!

26 Kasım 2013 Salı

Biri iş mi dedi?

İş hayatı ızdırap dolu.
Sabah uyanmak zor.
Uyanıp hazırlanmak daha zor.
Evden çıkıp işe ulaşmak felaket zor.
İşe gidip akşama kadar aralıksız çalışmak ise en zoru.
Ey para, eyy emeklilik sen nelere kadirsin!

Çalışma hayatında 6. gün bakışım işte tam olarak şöyle:
"Biri iş mi dedi?"
Sevgiler, CB
Xx!

24 Kasım 2013 Pazar

Bir Redaktörün Gizli Defteri

Kayıt 000001.

Her yer gürültülü. Çok fazla klavye sesi ver ve telefonlar susmuyor.
Bir yandan konsantrasyonumu bozmamaya diğer yandan da metinleri düzenlemeye uğraşıyorum. Gözüm sürekli saatte. Tik tak tik tak...
Çalışma hayatı diye bir şey yok. Doğrusu, "çalışma mı hayat mı?"


İşte yukarıdaki resim gibi kendimi motive edici sloganlar bularak, iş hayatına sıkı sıkıya bağlanmaya çalışıyorum. Aklımda hep aynı nakarat:


"I know I can, I know I can
Be what I wanna be
If I work hard at it
I'll be where i wanna be..."

Sevgilerle, CB
Xx!

22 Kasım 2013 Cuma

#beni sürprizlerle şımartın.lütfen#

Bu post bir başka!
Son zamanlarda bir hayli sürpriz yaşıyorum. Ve blogumda da paylaşıyorum zaman zaman.
İşte geçtiğimiz gün bir yenisi daha eklendi sürpriz koleksiyonuma.
Nasıl bir sürpriz mi? - Şahane!


Ladies and gentlemen... Görmüş olduğunuz bu kutu kutu kutu pense, benim sürprizlerle dolu kutum. Evet benim kutum! Görür görmez bir sevdim bir sevdim, sanki yıllar önce kaybolmuş da yeniden bulmuş gibi oldum:)
Kutuyu görünce ben bir sevin bir sevin... Tabii hemen açtım baktım içinde ne var diye.
Ve... Şok, şaşkınlık, mutluluk, kahkaha, havalara uçmaca! İşte kutumun içinde çıkanlar:)
Maneviyata önem verdiğim kadar maddiyata da önem veririm:)Bu yüzden de kutunun içindeki hediyeler beni kalbimin tam orta yerinden vurdu!

Sürpriz kutu açma seremonisi huzurlarınızda:




Hiç beklemediğim bir anda hiç beklemediğim bir sürprizdi.
Arkadaşıma da söyledim, hiç gerek yoktu demek isterdim; ama çok harika bir sürprizdi, diyemiyorum:)
(demiştim, maddiyatçı bir yanım da var:))

Beni hep böyle sürprizlerle şımartın lütfen!

Böyle harika hediyeleri almak demek, yüzünde kocaman bir sırıtışla etrafta gezinmek demek. Hayatında, sana böyle değer veren insanlar olduğunu bilmek ve bunu bilerek yaşamak demek... Sonsuz bir mutluluk sebebi! Bir insan başka ne ister ki?

Dipnot:
Soru: Peki klaket ne işe yarar?
Cevap: Klaket, filmlerin çekimi sırasında, sahneleri ve bölümleri ayırmaya yarar.

Ama daha önemli bir şey var klaketle ilgili.
Klaket göründüğü anda kamera, ışıklar, motor... Hepsi senin üzerine odaklanmış olur ve anla ki o an bir aksiyonun tam ortasındasın:) Klaketleri hep çok sevmişimdir. Zaman zaman sihirli olduklarını bile düşünmüş olabilirim hatta:)) Hani her takımda bir maskot, bir simge olur ya, işte klaket de benim hayatımın sevimli maskotu. Ben nereye, o oraya!

"Hayatımızı biraz film gibi yaşamanın bence hiçbir mahsuru yok;
ve eğer film gibi yaşayacaksak da
bence herkes kendi hayatında başrolü oynamalı!"

Sevgilerimle, CB
Xx!

21 Kasım 2013 Perşembe

#I am at work!

"Keşke işim olsa çalışsam..." derken,
"İşe mi başlıyorum yoksa?" demeye kalmadan "işe başladım!" cümlesine geçiş...

Geçmez olaydım!
Maaş günü geldiğinde, para acılarıma derman olabilir kısa bir süreliğine; fakat o gün gelene kadar, kendime acımayı sürdürmeyi düşünüyorum kararlı bir şekilde.
Gollum yüzüğü kaybettiğinde yaşadığı acıları düşünün ve onu 1000 ile çarpıp sonra da 100 katını ekleyin.
İşte ben böyle bir hal içindeyim.

Elveda sabah uykularım. Elveda tasasız günlerim. Elveda sadece dizi izleyip kitap okuduğum o hayat. Elveda gençliğim. Elveda...

Rivayet:
"...ve bu bir devrin sona erip yeni bir devrin başladığını gösteriyordu."

CB, Xx!

19 Kasım 2013 Salı

#bubble wrap

Nedir bu bubble wrap?
Ya da bir diğer adıyla air bubble film?
Eminim ki tanımayanınız bilmeyeniniz yoktur. Halk arasında "patlatmalık plastik balon" olarak bilinmekte:) Dilimizdeki karşılığı rezil. Balonlu naylon olarak tanınıyor(Yerinde olsam ağlardım).
Bence hava kabarcığı filmi deseler daha bir hoş gelir naçizane kulaklarımıza.
Eşyaların taşınması sırasında darbe alıp kırılmasını önleyen bu 'bubble wrap', bir çocuğun eline geçtiğinde inanılmaz derecede tehlikeli olabilir.

Baloncukları patlatmasını engeleyemezsiniz, ve baloncuklardan ayrılmasını da sağlayamazsınız. Çünkü artık o plastik baloncuk şeridi, 2. bir deri gibi adeta çocuğun üzerine yapışmıştır.
Geriye kalan tek seçenek: Cinayet(Ortalık çok batmadığı sürece, bence bir mahsuru yok)

Ama tabii bir çocuğun eline geçmediği sürece çok yararlı bir şey.
Neden mi?
Çünkü iş hayatı, koşturmaca, sinir, stres... Yıprandık.
Ama "BUBBLE WRAP" biz stres altındaki insanlar için parıldayan bir güneş adeta:)
İşte ben de bugün günlerden 'bubble wrap günü' dedim ve birkaç yüz tane baloncuk patlattım.
Çok iyi geldi, tavsiye ediyorum. Bir toptancıyla anlaşmayı bile düşünüyorum. Çünkü-üzülerek söylüyorum ki- yaş ilerledikçe sanırım daha çok ihtiyacımız olacak.

Sevgiler, CB
Xx!